Türk Polisi:ALİ FEHMİ EFENDİ


Polis Memuru Ali Fehmi efendi... Urla Limanı Gümrük kapısının asayiş ve güvenliğinden sorumlu bir Polis Memuru. Bir kahraman...

Görevini yaparken limana gelen gemileri de gezmekten geri durmuyor, devriye göreviyle limanda dolaşmaya çıktığında Osmanlı'nın başındaki belaları düşünmeden edemiyordu.

Koca Osmanlı Devleti ne hale gelmişti. Bu kadar güçsüz düşmesinin yanında bir de gayesizce savaşmaya mahkum edilmişti. Bu ne kahredici bir durumdu.

Son olarak, müttefikleri olan Rusya'ya yardım etmek isteyen düşman unsurlar, teknolojiyle desteklenen ve o zamanların en güçlü donanmasıyla Çanakkale'ye dayanmış, devletin ve milletin kalbine ulaşmaya çalışıyordu. İngiliz ve Fransızların başını çektiği saldırının savaşanlarının ne gariptir ki Türk Milletiyle herhangi bir sorunu olmayan, emperyalist güçler tarafından sömürülen topraklardan zorla kopartılan bahtsız İnsanlardı. Bu bahtsızların arasında Müslüman milletlerden temin edilen bahtsızlar da vardı.

Ama, her şeye rağmen kahraman Türk Milletinin kaderinde destan yazması murat edilmişti bir kere. Hüküm verilmişti. 'Çanakkale geçilmez!'

Geçilemezliği tarihe kanla tescil edilen Çanakkale'ye dayanan düşman unsurlar, bir güvenlik tedbirinden dolayı olacak ki küçük bir deniz filosuyla Ege Denizinde bulunan Osmanlı limanlarında demirli Türk gemilerini öncelikle teslim almaya, bunu gerçekleştirememesi halinde İse bombalamak suretiyle batırmaya başladı.

Aynı amaçla, Urla limanında demirli Beyrut yatıyla Kınalı Ada vapurunu da teslim almak istediler. Bu haksız istek karşısında çaresiz kalan kaptanlar, gemilerini İngilizlere teslim etmektense yakmayı tercih ettiler. Milletin malını yakmak istemiyorlardı ama, yapacakları başka şey de yoktu.

İşte o andan sonra Çanakkale savaşının ilk destanı yazılmaya başlandı. Ali Fehmi efendi yanan gemileri görünce Beyrut yatındakî topları hatırladı. Gemileri, limana geldikleri andan itibaren Urla halkı gibi kendisi de gezmiş, hayalinde Beyrut yatındaki toplarla düşmana kan kusturmuştu.

Ali Fehmi efendi kıyıda bulduğu bir kayığa adladığı gibi alevler içindeki Beyrut yatının güvertesine çıktı. "Ya Allah” demesiyle topları yerlerinden sökmesi bir oldu. İnanılmaz bir güçle kayığa taşıdı, hızla rıhtıma doğru kürek çekti.

Ardından, cephaneliği ateş alan gemi korkunç bir gürültüyle patladı. Büyük bir tehlike atlatmıştı. Buna rağmen tehlikelere aldırmadan kıyıya doğru kürek çekmeye devam ediyordu.

Düşman gemilerince görüldüğünden dolayı başındaki tehlike iki misli arttı. Makineli tüfekle ateş edilmesinin yanında üzerine mermi ve gülleler yağıyordu. Önüne ve arkasına düşen gülleler üzerinde herhangi bir korku uyandırmıyordu. O, sadece Vatan görevi olduğuna İnandığı işi bitirmenin gayreti içindeydi. Bu düşüncelerle topları karaya çıkarmaya muvaffak oldu.

Bir düşünün! Geminin güvertesinde bulunan orta boydaki İki top geminin güvertesine kuvvetlice monte edilmiş, ortada sandalye misali durmuyorlar. Ama vatan sevdasıyla coşan Ali efendiye dayanacak kadar da güçlü değillerdi. Bir anda o kahramanın elinde tüy misali hafif oluverdiler.

Türk Milletinin kahramanlık destanlarından birinin yazıldığı Çanakkale'de 276 kiloluk top mermisini tek basına namluya yerleştiren kahramanlık destanıyla onun yazdığı kahramanlık destanını birbirinden ayırabilir misiniz? Onun kahramanlığını yok sayabilir misiniz?

Ne kadar acıdır ki bu gün o kahramanlık olayı hatırlanmıyor bile. Bu hatırlanmayış yok saymanın başka bir şekli değil midir? Duyarsızlık, umursamazlık da aynı manaya gelmez mi?

Acaba Urlalılar bu kahraman evladını hatırlıyorlar mı? Kaç tanesi topraklarının böylesine bir kahramanı yetiştirdiğini bilebiliyor dersiniz?

Omzundaki topla tasvir edilen bîr heykelini yaptırmayı düşünüyorlar mı ? Düşünsünler, çünkü, o kahramanı ancak böyle bir tasvir temsil eder.

Tarihimizi ve dünya tarihini incelediğimizde; omzunda top mermisi veya tüfek taşıyan kadınları veya erkekleri görmemiz mümkündür ama, omzunda top taşıyan birinin varlığı bizde de, dünyada da yoktur.

Urlalı Polis Memuru Ali Fehmi efendi bunun ilk ve tek örneği oldu. Büyük bir kahramanlık timsali olan Ali Fehmi efendi kendisini polis tarihine altın harflerle yazdırdı. Ne mutlu Türk Polisine ki Ali efendileri var.

"Urlalılar ve Urla Belediyesi geç te olsa bu kahramanımızı hatırlayıp,yukarıda bahsedilen şekilde omuzunda topla tasvir edilen bir heykelle ve adı verilen parkta,Urla İSKELE mahallesinde hak ettiği yeri almıştır.

Belediye Başkanımıza ve Emeği geçenlere teşekkür eder,Böyle kahramanlarımızın unutulmadan gelecek nesillere de aktarılması için gerekenlerin yapılmasını bekleriz...."